Hepatit A virusüne bağlı olarak ortaya çıkan Hepatit A enfeksiyonları kronikleşmeye yol açmaması nedeni ile yanlış değerlendirilmekte; bazı sağlık çalışanları tarafından ve toplumun genelinde ciddi bir hastalık olarak algılanmamaktadır. Ancak en yaygın viral hepatit olarak ciddi oranlarda mortalite ve morbiditeye yol açmaktadır.
İlk kez Hippocrates tarafından “epidemik sarılık” olarak tanımlanmış ve 1940’lı yıllarda hepatit B ’ den farklı bir enfeksiyon olduğu anlaşılmıştır. Tanı amacıyla kullanılan serolojik testler 1970’li yıllarda geliştirilmiş ve ilk kez 1995 yılında hepatit A aşısı ruhsat alarak yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır.
Günümüz şartlarında dışarıda yemek yeme kültürünün yaygınlaşması, hazır gıda ve “fast food” tüketimi, küçük yaşlardaki çocukların yaygın olarak kreş ve yuvalara gönderilmeleri hepatit A enfeksiyonu olan kişilerle temas olasılığını arttırmaktadır. Ayrıca seyahat eden insan sayısında ve seyahat edilen bölgelerin çeşitliliğindeki değişiklikler bu eski hastalığın güncelliğini korumasına ve öneminin artmasına yol açmaktadır.
Epidemiyoloji: Hepatit A enfeksiyonunun insidansı bölgelere göre değişiklik gösterir (Hollanda 5-7 vaka/100.000, İsrail 55-60 vaka/100.000, ABD 20-46 vaka/100.000) (Şekil 1). Ülkemizde yapılan bir çalışmada Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde diğer bölgelerden daha yüksek oranlarda Anti HAV IgG pozitifliği tespit edilmiştir. Ancak tanımlanmamış hastalık, bildirilmemiş vakalar gerçek hastalık insidansını belirlemede güçlük yaratmaktadır. Tüm dünyada yıllık rapor edilen vaka sayısı yaklaşık 1.4 milyondur ve gerçek insidansın bu rakamın 3-10 katı olduğu düşünülmektedir. Hastaların yıllık maaliyeti A.B.D.nde 1.5-3 milyar dolar olarak hesaplanmaktadır. Hepatit A enfeksiyonu insidansı sosyoekonomik durumla da ilişkilendirilmiştir. Ülkemizde yapılan bir çalışmada ekonomik düzeyi kötü olan kişilerde 25 yaşından sonra Anti HAV IgG pozitifliğinin yüzde yüze yaklaştığı görülmüştür.
Tüm dünyada olduğu gibi hijyen ve sanitasyon şartlarında düzelme, sosyaekonomik durumda iyileşme, aile büyüklüğünde küçülme küçük çocuklarda HAV sirkülasyonunda azalmaya ve yetişkinlerde duyarlı kişi sayısında artmaya yol açmaktadır. Böylece giderek epidemi riskinde ve adolesanlarda ve yetişkinlerde daha ağır hastalık görülme riskinde artma meydana gelmektedir.
Etiyoloji: Hepatit A picornavirus ailesine ait bir RNA virüsüdür. İnsan tek doğal konaktır. Virüs düşük pH’ya dayanıklıdır; ancak yüksek ısı, formalin ve klorda inaktive olur.
Patogenez: Virüs feka-oral yolla bulaşmakta ve karaciğerde viral replikasyon gerçekleşmektedir. İnkübasyon süresi 30 (15-50) gündür. Virüs 10-12 günde kan ve gaitada tespit edilir. Sarılık 6 yaş altındaki vakaların % 10, 6-14 yaş arasında % 40-50, 14 yaş üzerinde ise % 70-80 oranında görülür. Hastalık semptomları başladıktan 3 hafta sonraya kadar viral atılım devam edebilir. Bulaşıcılık semptomların ortaya çıkmasından 2 hafta önce başlayıp semptomlardan 1 hafta sonraya kadar devam edebilir. Fulminan hepatit, kolestatik hepatit ve rekürren hepatit en sık görülen komplikasyonlardır. Hepatit A enfeksiyonlarında kronikleşme bildirilmemiştir. Fatalite yaşla birlikte artmakta, 49 yaş üzerindeki hastalarda % 25 gibi oldukça yüksek rakamlar rapor edilmektedir.

Şekil 1: ABD’de yıllara göre Hepatit A vaka sayısı
Tedavi: Hepatit A enfeksiyonlarında spesifik bir tedavi yoktur. İstirahat önerilmemekte hasta iştahlı olduğu sürece diyet kısıtlamasına da gerek duyulmamaktadır.
Korunma: Kişisel hijyen, el yıkama ve temiz gıda hazırlama-tüketme en önemli korunma yöntemleridir. Toplum düzeyinde ise temiz su kullanımının yaygınlaştırılması, atıkların uygun şekilde ortadan kaldırılması, kabuklu deniz hayvanlarının sürveyansı, gıdaların hazırlanması ve dağıtımının kontrolü sağlanmalıdır.
Aktif immünizasyon: Günümüzde kullanılabilir olan hepatit A aşıları hücre kültürü adapte, insan fibroblastlarında çoğaltılmış aluminyum hidroksit adsorbe aşılardır. İsrail’de yapılan bir çalışmada tek doz sonrasında 2. haftada tüm yaş gruplarında en az % 95.4 oranında serokonversiyon olduğu, 6 ay sonunda ise tüm yaş gruplarında serokonversiyon oranlarının
% 100’ e ulaştığı görülmüştür. Ancak koruyucu antikor düzeylerinin tek dozdan sonra 53.9 IU/ml, booster aşılamadan sonra ise 3098 IU/ml olduğu tespit edilmiştir. Benzer sonuçlar 1996 yılında Arjantin’ de yapılan bir başka çalışmada da rapor edilmiş, booster aşılama ile 6743 IU/ml düzeyinde koruyucu antikor oluştuğu görülmüştür.
Hepatit A’ya karşı kitlesel aşılama ABD 11 eyalette ve Avrupa’da aralarında İspanya ve İtalya’nın da bulunduğu bazı ülkelerde uygulanmaktadır. CDC tarafından yayınlanan önerilerde yıllık ortalama insidansın 10-20/100.0000 olduğu toplumlarda rutin aşılamanın yapılması gerektiği söylenmektedir. Hong Kong’ta Lee ve arkadaşlarının 1999 yılında yaptıkları bir maaliyet analizi çalışmasında aşılama için harcanacak her doların tedavi ve iş-güçten kayıp yoluyla harcanacak 9.84 dolar tasarruf sağladığı rapor edilmiştir. Kasım 2005 tarihinde ACIP tarafından her çocuğun 12-23 ay arasında Hepatit A’ya karşı aşılanması, 2 yaşına kadar aşılanmayan çocukların ilk gören hekim tarafından aşılanmaları önerilmiştir. Ayrıca uluslararası seyahat edenler, homoseksüel erkekler, illegal ilaç kullananlar, pıhtılaşma faktörü eksikliği olanlar, kronik karaciğer hastaları, sağlık çalışanları, kreşe devam eden yaşı uygun çocuklar, atık, temizlik ve gıda sektöründe çalışanlar hepatit A’ ya karşı aşılanmalıdır.
Ülkemizde bulunan hepatit A aşıları ve dozları Tablo 1’ de görülmektedir.
Aşılama öncesi serolojik test çocuklarda endike değildir ancak adolesan ve yetişkinlerde düşünülebilir. Aşılama sonrasında ise yapılmasını gerek yoktur.
Hepatit A aşısının epidemileri önlemek amacıyla kullanıldığında toplum sağlığı açısından epideminin süresini kısalttığı, kişisel düzeyde ise sekonder enfeksiyonu önlediği düşünülmektedir. Ev içi temaslılarda ilk 8 günde uygulandığında % 82 oranında koruyucu etkinlik rapor edilmiştir.
Pasif immünizasyon: İmmün globulin kullanımı temas sonrası profilakside ilk 14 gün içerisinde verildiğinde % 85 etkilidir. Ancak
Ig koruma süresinin kısalığına ve epidemi süresinin uzunluğuna bağlı olarak, toplum geneline yayılan epidemileri önlemede yetersizdir. İmmünglobulinler genellikle batı toplumlarında hazırlandığı için anti-HAV içerikleri düşük olabilir ve kendi kullanımlarına bağlı riskler nedeniyle yaygın olarak önerilmemektedir.
Tablo 1: Ülkemizde bulunan hepatit A aşıları ve dozları
| AŞI |
Pediatrik |
Yetişkin |
| Dozaj |
Yaş (yıl) |
Uygulama |
Dozaj |
Yaş (yıl) |
Uygulama |
| Avaxim® |
80 ü, 0.5ml |
1-15 |
6-18 ay ara ile
2 doz |
160 ü,
1ml |
> 15 |
6-12 ay ara ile
2 doz |
| Vaqta® |
25 ü, 0.5ml |
2-17 |
6-18 ay ara ile
2 doz |
50 ü,
1ml |
≥ 18 |
6-12 ay ara ile
2 doz |
Havrix® |
720 ü, 0.5ml |
1-18 |
6-18 ay ara ile
2 doz |
1440 ü, 1ml |
> 18 |
6-12 ay ara ile
2 doz |