Home HastaliklaKızamık

Kızamık

Kızamık nedir, önemli bir hastalık mıdır? Dünyada her yıl kaç çocuğun kızamıktan öldüğü tahmin ediliyor?
Kızamık hastalığı Paromiksovirus ailesinden Kızamık virusunun neden olduğu ateş, konjonktivit, burun akıntısı, öksürük ve döküntü ile karakterize bir hastalıktır. Tüm dünyada yaygın bir hastalıktır, orta kulak iltihabı, pnömoni gibi sık görülen ve sağırlığa ve ölüme neden olabilen komplikasyonlar yanında, subakut sklerozan panensefalit (SSPE) gibi günümüz çocuk hekimlerinin en önemli problemlerinden birinin de sebebidir. Her 1000 vakadan biri özellikle pnömoniye bağlı olarak hayatını kaybetmektedir.

 

Aşı ile önlenebilir bir hastalık olmasına rağmen ülkemizde de hala kızamık görülüyor ve hatta ölümlere yol açıyor. Bunun nedenlerini nelerdir?
Kızamık aşısı, kızamık vakalarının sayısını tüm dünyada önemli ölçüde azalmıştır. Ancak  aşının koruyucu etkisi anneden bebeğe geçen kızamık antikorlar ile azalmaktadır. Yapılan çalışmalar kızamık aşısının on ikinci aydan sonra yapıldığı takdirde % 95 oranında etkili olduğunu göstermektedir. Gelişmiş ülkelerde bu aşı genellikle 12-15 ay arasında yapılmaktadır ve aşıya rağmen kızamık geçiren vakalar daha çok aşıya cevap vermeyen % 5’ lik grupta yer almaktadır. Ülkemizde ise; erken dönemde görülen vakalar dikkate alınarak aşının uygulama yaşı diğer gelişmekte olan ülkelerle birlikte 9. aya çekilmiştir. Bu yaş grubunda yapılan aşılamada koruyucu antikor düzeyi gelişme şansı %80’nin altına inmektedir. Son yıllarda artan aşılama oranlarına rağmen geçtiğimiz yıl kızamık aşılama oranı %80 civarına ulaşabilmiştir.Bu durumda ülkemizdeki çocukların %40’na yakınının kızamık hastalığına karşı bağışık olmadığı ortadır. Sonuçta; kızamık hala oldukça fazla sayıda çocuğu etkileyerek enfeksiyona ve komplikasyonlara, ölüme yol açmaktadır.

 

Kızamık için en riskli grup hangi yaş grubu çocuklardır?
Hastalık en çok okul öncesi çocuklarda görülmekte, en fazla da ilk 6-24 aylık çocuklarda ölüme neden olmaktadır. Yüksek oranlarda rutin aşılama yapılan ülkelerde hastalığın daha ileri yaş gruplarına kaymaktadır.

 

Bu hastalığın Türkiye’ de görülme sıklığı rakamlarla nedir?
Kızamık, aşı öncesi dönemde ülkemizde yılda 400.000-450.000 civarında rapor edilirken, 9 aylık rutin kızamık aşılaması ile ancak 200.000 civarına çekilmiştir. Son iki yıldır Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanan Kızamık Eliminasyon Programı sayesinde insidans 10.000-20.000 civarına çekilebilmiştir.

 

Kızamık hastalığından korunma yolları nelerdir?
Kızamık esas damlacık yolu ile bulaşan bir hastalıktır. Hasta çocukların yakınına sağlıklı çocukların yaklaştırılmaması korunmada önemli bir faktör ise de hastalığın döküntü çıkmadan yani tanı almadan önceki dönemde de bulaşabilmesi nedeni ile her zaman etkili olmayabilir. En etkili korunma yöntemi kızamık aşısıdır.

 

Kızamık aşısı nedir?
Kızamık aşısı, virülansı azaltılmış (attenüe edilmiş) canlı kızamık virüsü içeren deri altına uygulanan bir aşıdır.

 

Kızamık aşısı çocuklara ne zaman yapılmalı ve kaç doz uygulanmalıdır?
Aşı, erken vakaların sık görüldüğü gelişmekte olan ülkelerde genellikle 9. ayını bitirmiş, gelişmiş ülkelerde ise 12-15.aylarda uygulanmaktadır. Ülkemizde 1998 yılından itibaren ilköğretim 1. sınıfa 2. doz kızamık aşısı yapılamaya başlanmıştır. Hekim önersi ile Sağlık Bakanlığı rutin aşı takviminde yer almamasına rağmen bazı çocuklara genellikle kızamık-kızamıkçık-kabakulak (MMR) aşısı da %11 oranında uygulanmaktadır. 2.9.2005 tarihindeki Sağlık Bakanlığı Bağışıklama Danışma Kurulu kararı ile bu yıldan itibaren (hazırlıklar tamamlanınca) 9 aylık kızamık aşılaması kaldırılmış, bunun yerine 12.ayda ve ilköğretim 1. sınıfta 2 doz MMR aşısı uygulaması getirilmiştir. İlköğretim 8. sınıfta MMR veya rubella aşısı, ileri yaşa kayan Rubella enfeksiyonları sonucu ortaya çıkabilecek konjenital rubella sendromu vakalarının da engellenmesi planlanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde ise ikinci MMR aşısı, 4-6 yaşlarda uygulanmaktadır.

 

Kızamık virusünün beyine yerleşmesi ile oluşan SSPE son yıllarda bir artış görüldü mü? Bunun nedeni nedir ? Bu hastalığı nasıl önleyebiliriz?
Bildirimler incelendiğinde SSPE hastalığının insidansında medyada da yer aldığı gibi gerçekten son yıllarda bir artış görülmektedir. Ancak bunun nedenini iddia edildiği gibi kızamık aşılamasının 2 dozdan bir doza indirilmesinin olduğunu söylemek güçtür. Çünkü ülkemizde birkaç aylık bir dönem hariç bahsedildiği anlamda iki doz aşılama (yani 9+15. aylarda) hiç uygulanmamıştır. Ülkemizdeki SSPE vakalarının okul öncesi yaş grubunda çıktığı ve hastalığın yıllar süren inkübasyon süresi dikkati alındığına, ilkokul 1. sınıftaki 2. doz aşılamanın SSPE insidansını değiştirmediği görülmektedir. SSPE vakalarındaki arış tanı olanaklarının artmasına ve özellikle bazı bölgelerde aşılama oranlarının düşüklüğüne bağlı olabilir. Bu durum aşı oranlarının düşük olduğu  Urfa gibi illerden bildirilen SSPE vaka sayılarını yüksek olmasıyla desteklenmektedir. SSPE vakalarının önlemenin tek etkili yolu daha etkin ve daha yüksek oranda kızamık aşılaması yapılmasıdır. Ülkemizde yapılan kızamık eliminasyon programı ile vaka sayısının azaltılması, ve 12. aya çekilen aşılama ile daha etkin bağışıklık sağlanması ile SSPE insidansının azalacağı ümit edilmektedir.

 

Ülkemizde kızamık vakalarını en aza indirilmesi için ne yapılmalıdır?
Şu anda uygulanmakta olan Kızamık Eliminasyon Programı etkin bir şekilde yürütülmeli ve erken vakalar önlenmelidir. Daha sonra 12. ayda uygulanacak aşı daha etkin olacağından, vaka sayılarında daha da azalma beklenmektedir. Vaka sayısının sıfıra indirilmesi, yani eliminasyon için ise aşı oranları önce % 90’a, arkasından da % 95’in üzerine çıkarılmalıdır.

Ayrıca aşılamada ortaya çıkan aksaklıkları erkenden belirlemek ve gerektiğinde tedbirler almak için, vaka bildirimlerinin yeterli ve uygun yapılması için gayret gösterilmelidir. Aşı oranlarının düşük olduğu bölgelerde kampanyalar ile aşılama güçlendirilebilir.