Home HastaliklaPnömokok Enfeksiyonlari

Pnömokok Enfeksiyonlari

KIŞ AYLARINDA BEBEK VE ÇOCUKLARDA BU HASTALIKLARA DİKKAT!
Pnömokokkal hastalıklar özellikle kış aylarında sık görülüyor ve öldürücü olabiliyor.

 

Kış aylarında bebek ve çocuklarda en sık görülen hastalıklar arasında pnömokokların yeri nedir ve bu hastalıkların kışın daha sık görülmesinin nedenleri nelerdir?
Kış aylarında özellikle nezle, grip, orta kulak iltihabı, sinüzit, bademcik iltihabı, bronşit ve zatürre gibi solunum yolu enfeksiyonları ve kızamık, suçiçeği, kabakulak, menenjit gibi solunum yolu ile bulaşan hastalıkların sıklığı artmaktadır. Bu hastalıkların sıklığının artması sanıldığı gibi havaların soğuması sonucu üşütme değil,  insanların bu mevsimde kapalı ortamlarda daha uzun süre birarada bulunması sonucu mikropları biribirine bulaştırmasıdır. Pnömokoklar da solunum yolu ile bulaşan mikroplardan biridir ve en önemlileri arasında ilk sıralarda yer alır. Pnömokoklara bağlı gelişen hastalıkların sıklığı sonbaharın sonuna doğru artar ve ilkbaharın ortalarından itibaren azalır.

 

Kış aylarında en sık görülen pnömokok hastalıkları hangileridir?
En sık görüleni orta kulak iltihabı, en tehlikelileri menenjit ve bakteriyemi (kana mikrop karışması), en çok öldüreni ise zatürredir. Her yıl dünya üzerinde 1.5 milyonu ilk 5 yaştaki çocuklar olmak üzere 4.300.000 insan zatürre nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Pnömokoklar bu hastalıklara en sık neden olan bakteridir. Orta kulak iltihaplarının % 30-40’ında, menenjitlerin % 30-50’sinde, bakteriyemilerin % 50’sinde, zatürrelerin % 50-60’ında etken pnömokokdur. Pnömokok ayrıca sinüzitlerde de en sık rastlanan etkendir (% 30-40). Başka bir deyişle; nezle, grip ve bronşit gibi antibiyotik tedavisi gerektirmeyen hastalıklar ve halk arasında kısaca “beta” diye adlandırılan streptokokların neden olduğu bademcik iltihapları bir tarafa bırakılırsa, kış aylarında görülen solunum yolu enfeksiyonlarının en az yarısının nedeni pnömokoklardır.

 

Bu hastalıkların belirtileri ve sonuçları nelerdir? Her hastalıkla ilgili kısa bilgiler verebilir misiniz?

Orta kulak iltihabı: Kulak zarının arkasındaki orta kulak boşluğunun iltihabıdır. İşitmede gelen sesi iç kulağa ileten küçük kemikler bu boşlukta bulunduğundan, önem taşır. Çocuklarda antibiyotik içeren reçetelerin en çok yazılma nedenidir. En fazla ilk iki yaş içerisindeki çocuklarda görülür. En sık görülen belirtiler ateş ve bebğin sürekli ağlaması ile kendini belli eden huzursuzluktur. Kulak zarı delinirse, kulaktan iltihap akabilir. Konuşabilecek kadar büyük çocuklar kulak ağrısını ifade edebilirler. Doktor tarafından kulak muayenesi ile rahatlıkla tanı konabilir. Zamanında ve uygun antibiyotik tedavisi uygulanmazsa; menenjit, beyin absesi ve sağırlığa kadar giden  kötü sonuçlar ortaya çıkabilir.

Sinüzit: Burnun iki yanında, alında ve kafa kaidesinde yer alan ve “sinüs” diye adlandırılan hava boşluklarının iltihabi hastalığıdır. Ateş, başağrısı, koyu renkli burun akıntısı, geniz akıntısı ve bazan göz etrafında şişlikle giden belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtiler viruslarla, yani antibiyotik gerektirmeyen mikroplarla gelişen soğuk algınlığı durumunda da görülebileceğinden; pnömokok gibi bakterilerle ortaya çıkan sinüzitler, belirtiler en az 10 gün sürerse veya şiddetli olursa akla getirilmelidir. Bazı vakalarda hastalanan sinüs bölgesinde, genellikle de burnun iki yanında hassasiyet olabilir. Ülkemizde tanı amacıyla çok sık başvurulan radyoloji, yani sinüs filmlerinin tanıda değeri son derece kısıtlıdır. Bu nedenle hekimlere tanıyı daha çok hastanın belirti ve bulgularına göre koymalarını, sinüs filmini gereğinden fazla kullanmamalarını öneriyoruz.

Zatürre: Akciğer  dokusunun iltihabıdır. Ateş, öksürük ve nefes darlığı yani sık nefes alıp verme en sık rastlanan belirtilerdir. Büyük çocuklar göğüste ağrı olduğunu söyleyebilirler. Grip, kızamık ve suçiçeği gibi hastalıklar sırasında görülme sıklığı artar. Uygun ve erken tedavi uygulanmazsa, kalb yetmezliği, iltihabın akciğer zarlarına yayılması (ampiyem = plörezi) ve solunum yetmezliği sonucu ölüm ortaya çıkabilir.

Menenjit: Beyni ve diğer merkezi sinir sistemi organlarını çepeçevre saran ve “meninks” diye adlandırılan zarların iltihabıdır. Ateş, başağrısı, kusma en sık rastlanan belirtilerdir. Çocuklar bacaklarını bükmeden sırtüstü yatarken, başının altından tutup çenelerini göğse değdirmeye çalışıldığında, enselerinde ağrı hissederler veya istem dışı olarak bacaklarını karınlarına çekerler. Ailelerin kullanabileceği diğer basit bir muayene yöntemi de şudur: Çocuğu bir iskemleye oturtup, ayaklarını önündeki bir sehpaya uzatması istendiğinde, dizlerini bükmeden, bunu başaramadığı gözlenir. Küçük bebeklerde, özellikle yaşamın ilk aylarında bahsedilen belirtilerin olamayabileceği, sadece ateş veya vücut ısısının normalden düşük olmasının, emmemenin bile menenjit belirtisi olabileceği unutulmamalıdır. Günümüzde çok etkili antibiyotiklerin kullanılmasına rağmen, hala yüzde 10 – 20 oranında ölüme ve kurtulanların ortalama % 20’sinde işitme kaybına neden olur. Ayrıca havale, öğrenme güçlüğü ve zeka geriliği gibi sakatlıklar da ortaya çıkabilir.

 

Aileler bebeklerini ve küçük çocuklarını bu hastalıklardan korumak için ne yapmalıdır?
Aileler çocuklarını hasta olduğu bilinen insanlarla kapalı ortamlarda birarada bulundurmamaya dikkat etmelidir. Özellikle kreş ve okullarda hasta olan çocukların hekim tarafından muayene edilmesi sağlanmalı ve hekimin önerilerine uyulmalıdır. Sağlıklı çocuklardan tarama şeklinde boğaz kültürü alınmasının yararı olmadığı gibi, gereksiz maddi kayıplara yol açmaktadır.

Solunum yolu ile bulaşan hastalıklarda eller en önemli bulaşma araçlarından biridir. Bu nedenle çocuklara el yıkama eğitimi verilmelidir. Yemekten önce ve sonra, oyuncaklarla oynadıktan sonra ve dışarıdan eve gelindiğinde 10-15 saniyelik bir süre su ve sabun ile el yıkama yeterlidir.

Pnömokokun neden olduğu hastalıklardan korunmada en etkili yol pnömokok aşısıdır. Ülkemizde yeni uygulamaya giren konjuge pnömokok aşısı (prevenar) ilk 5 yaş içerisindeki çocuklarda özellikle menenjite, kısmen de zatürre ve orta kulak iltihabına karşı koruyucudur. Pnömokok bakterisinin 80’den fazla tipi vardır, ancak bunların sadece birkaçı ağır hastalıklara neden olur. Prevenar içerisindeki 7 tip, menenjitlerin % 70-85’inde etkendir. Dolayısıyla bu aşı ile pnömokok menenjitleri yüksek oranda engellenebilmektedir.

Ayrıca önümüzdeki yıldan itibaren ülkemizdeki bütün çocuklar menenjite neden olan 3 bakteriden “Hemofilus influenza tip b” adlı bakteriye karşı, Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz olarak aşılanmaya başlanacaktır, Yani menenjite en sık neden olan iki bakteri kalacaktır; pnömokok ve meningokok. Meningokoka karşı etkili bir aşı henüz ülkemizde yoktur, ancak pnömokoka karşı vardır ve koruyucu olduğu yapılan çalışmalarla gösterilmiştir.

 

Bu aşıyı diğer pnömokok aşılarından ayıran özellikler nelerdir?
Ülkemizde iki tip pnömokok aşısı mevcuttur. Yirmiüç bakteriye karşı koruyucu olan, ancak koruyuculuk süresi kısa olan aşı uzun süredir ülkemizde bulunmaktadır ve risk taşıyan büyük çocuklarda ve yetişkinlerde, yaşlılarda kullanılmaktadır. Konjuge pnömokok aşısı ise pnömokok enfeksiyonlarının en sık görüldüğü ve ölüme neden olduğu 2 yaşından küçük çocuklarda, yaşamın 2. ayından itibaren kullanılabilmekte ve uzun süreli koruyuculuk sağlamaktadır.