www site içi
 
| | | | | | | |
ANA SAYFA
SİTE HARİTASI
|
GÜNCEL KONU
ÖZEL GİRİŞ

SUNUM

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan
Hacettepe Üniversitesi
Tıp Fakültesi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi Ankara

Hayvanlarda hastalık:
Hastalığın oluşması kanatlı türüne, hayvanın yaşına, virusun patojenitesine ve alınan virus miktarına göre değişebilir. Genel hastalık belirtileri hayvanların tüylerinde kabarma, iştahsızlık ve yumurta veriminde düşüş, göz kapaklarında kanama, konjunktivada kızarıklık; sakal, ibik ve göz etrafında ödem ve siyanoz şeklindedir (12). Şekil 2’de hasta tavuklar görülmektedir.

Şekil 2. H5N1 ile enfekte horozlarda ibiklerde ödem ve siyanoz, göz kapaklarında kanama

 


Kanatlı hayvanlarda H5N1 enfeksiyonu Güneydoğu Asya’da, Orta Asya’da, Sibirya’da, Türkiye’de, Doğu ve Güney Avrupa’da, Irak’da, Suriye’de ve Afrika’da görülmüştür (13). Enfeksiyonun bu bölgelerde görülmesi hastalığın primer kaynağı olan yabani kanatlı hayvanların göç yolları ile ilgilidir. Ülkemizde ilk kanatlı hayvan vakası 2005 sonbaharında Manyas’da ortaya çıkmıştır. Kısa sürede kontrol altına alınan bu hastalıktan sonra yabani kuşların sonbaharda Karadeniz’in batısından ve doğusundan Afrika’ya göç ettiği, ilkbaharda da aynı yoldan geri döndüğü, dolayısıyla ikinci bir hastalık dalgasının ilkbaharda ülkemizin doğusunda ve batısında ortaya çıkabileceği düşünülmüştür. Ancak hiç beklenmedik bir zamanda, 2005 Aralık ayının ortalarına doğru Iğdır ilinin Aralık ilçesinde başlayan tavuk ölümlerinin, ayın sonunda H5N1 virusuna bağlı olduğu rapor edilmiş ve bu arada bu ile komşu olan Ağrı’nın Doğu Bayazıt ilçesinde 10 gündür pnömoni tanısı ile izlenen 4 kardeşin tanısı, o bölgede  kuş gribi rapor edilmediği için gecikmiş ve sonuçta bunların üçü kaybedilmiştir. Daha sonra yapılan değerlendirmeler virusu bulaştıran yabani kuşların esas olarak ördekler ve kazlar gibi su kuşları olduğu ve bunların sadece Karadeniz’in iki tarafından değil, deniz üzerinden de geldikleri ve dolayısıyla Karadeniz kıyısında bulunan Zonguldak, Sinop  ve Zonguldak illerinin de risk altında olduğunu göstermiştir. Ayrıca bu kuşların çoğunun Afrika’ya gitmediği, ülkemizi terketmediği ve havanın sıcaklığına ve suların donmasına bağlı olarak kayma şeklinde güneye doğru gittiği, en son Göksu havzasında konakladığı ve havalar ısınmaya başladıkça kuzeye doğru yer değiştirdiği anlaşılmıştır. Bu bulgular ülkemizin hemen hemen tamamının yılın 12 ayı boyunca risk altında bulunduğunu göstermektedir. Türkiye’de 500’den fazla sulak alanda bu kuşların konaklaması da içinde bulunduğumuz tehlikenin büyüklüğünü göstermesi açısından önemlidir (Şekil 3).

 

Şekil 3. Ülkemizde yabani kuşların konakladığı sulak alanlar