Tiyomersal, bakteri ve diğer mikropların üremesini önlemek amacıyla aşıların içinde eser olarak bulunan, civa içerikli koruyucu bir maddedir. Genellikle aynı anda çok sayıda çocuğun aşılanabilmesi için hazırlanan çok dozlu aşıların içinde bulunur.
Tüm aşılar tiyomersal içermez. Canlı aşıların hiçbirinde yoktur [BCG (verem aşısı), Kızamık, MMR (Kızamık/Kızamıkcık/Kabakulak aşısı), su çiçeği aşısı, OPV (çocuk felci aşısı), sarı humma aşısı gibi]. Tek dozluk aşıların çoğunda da yoktur. Karma aşı olarak DBT (Difteri/Boğmaca/Tetanoz) içeren aşılardan Boğmacası aselüler (Ba) olanlar da çoğunlukla tiyomersal içermez.
Tiyomersal içeren aşılar yaklaşık 60 yılı aşkın bir süredir kullanılmasına rağmen nadir deri döküntüleri dışında yan etkisi gösterilememiştir. Tiyomersal içeren aşılarla ilgili kaygılar içerdikleri civa bileşiğinden kaynaklanmaktadır.
Çevresel kirlenme yoluyla maruz kalınan metil-civa zararlı toksik bir madde olup özellikle anne karnındaki ve yenidoğan bebeklerin beyin gelişimini olumsuz etkileyebilir. Ancak tiyomersaldeki etil-civa endüstriyel kazalar ve çevre kirliliği sonucu bebeklerde beyin etkilenmesine (nörolojik etkilenmeye) yol açan metil-civadan farklıdır. Tiyomersaldeki etil-civa diğer moleküllere bağlı olup vücutta metil-civa gibi toksik etki yapacak şekilde serbest değildir. Ayrıca tiyomersaldeki civa, metil civa gibi kalıcı beyin hasarlarına neden olacak şekilde birikmez ve 4-9 günde vücuttan atılır.
Aşıdaki civa miktarı endüstri kazaları ve çevresel kirlilik sonucu büyük miktarlarda maruz kalınan toksik civa miktarından çok daha az olup eser miktardadır. Bir yaşına kadar üç doz hepatit B, DBT ve Hib aşısı olan (toplam 9 doz) bir bebeğin bu sürede aşı yoluyla almış olabileceği civa miktarı Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından belirlenen limitin çok altındadır. Bununla birlikte deniz kirliliği nedeniyle toksik civa içeren balıkların gebe anneler tarafından sık tüketildiği ülkelerde bebeklerin kan civa düzeyleri güvenli sınırın üzerine çıkabilmektedir.
Aşılardaki tiyomersalin tehlikeli olduğuna dair bir bulgu yoktur. Aşıların bebeklerin beyin gelişimlerini olumsuz etkileyerek otizm gibi hastalıklara yol açabileceği düşüncesi sadece teorik bir riske dayandırılmaktadır. Bu kaygı nedeniyle tiyomersal'in etkileri uzun süredir tüm dünyada incelenmekte, ve tiyomersalin otizm, dikkat eksikliği, nörolojik gelişim bozukluklarıyla ilişkili olup olmadığı araştırılmaktadır. Ortaya çıkan şüpheler üzerine, bazı ülkeler önlem olarak, cıva içermeyen aşıları kullanmaya başlamış durumdadır. Aşı üreticileri de tiyomersal içermeyen aşılar üretmeye başlamıştır.
Ancak bu konuda yapılan araştırmaların tümünü gözden geçiren ABD Tıp Enstitüsü Bağışıklama Güvenlik Kontrol Komitesi (Institute of Medicine Immunization Safety Review Committee) 2001 yılından sonra ABD, Danimarka, İsveç, ve İngiltere’de yapılan yeni epidemiyolojik çalışmalar ile, aşı ve otizm arasındaki biyolojik mekanizmaları içeren çalışmaları da göz önüne alarak thiomersalle aşılar arasında herhangi bir sebep-sonuç ilişkisinin olmadığına karar vermiştir. Aşılarla bebek ve çocuklarımızı çok tehlikeli hastalıklardan koruyabiliyoruz. Aşılar sayesinde, eskiden ölümcül olan hastalıkları artık görmüyoruz.
WHO ve UNICEF ve diğer halk sağlığı otoriteleri aşı yararlarının bilimsel olarak kanıtlanmış olduğunu buna karşılık, bilimsel olarak gösterilememiş, spekülatif kaygıların aşılama programlarını başarısızlığa uğratacağına dikkati çekmiş ve mevcut aşıların kullanılmasının durdurulmasını gerektiren bir durum olmadığı kararına varmıştır.